Hakkımızda

Yüzyılımızda gelişen bilimsel tarımın ekolojik dengeye ve insan sağlığına verdiği önem bilinmektedir. Çevrenin, doğal kaynakların korunması ve bozulan ekolojik dengenin yeniden tesisi, sürdürülebilir tarım, toprağın yaşatılması, flora ve faunanın korunması biyolojik çeşitliliğin devamı ve kimyasal kirlilik  ile zehirli kalıntının da sonlandırılması temel amaç alanımızdır.

Verimliliği  artırmak için toprakların aşırı şekilde sentetik mineral maddelerle gübrelenmesi, özellikle çabuk yıkanan azotlu gübrelerin yeraltı sularına karışmasıyla nitrat zehirlenmeleri sorun oluşturmaktadır.

Verim artışı sağlanırken, üretimde ekolojik denge bozulmuş, toprağın canlı kısmı mikrobiyoloji açısından oldukça fakirleşmiştir. Bu alandaki verilen “YEŞİL DEVRİM” yürüyüşünde Enzimlerin birincil görevi ön plana çıkmıştır.

Bu alanda Türkiye Tarımında ilk olabilmenin haklı gururunu bayraklaştıran “META KİMYA” 1990'lı yıllardan günümüze süregelen tarımsal başarı uğraşında adı BAŞARI’nın tescilli adıdır eminiz.
 

close-up-woman-harvesting-garden-min.jpg

NİÇİN ENZİM ?

​​“Bitki yaşamının bilinen en basit dökümü Işık enerjisi+CO2+H2O Şeker+O2"

Bu formüle göre bitkiler karbondioksit ve su moleküllerini tüketip onları şeker moleküllerine dönüştürürler. Oksijen burada bir atık olarak çıkartılır. Şeker bitki içerisinde, bitki maddesi yapmak için yanabilir enerji kaynağı olarak kullanılır. Yani bitkiler yaşamak için kendi şekerini yerler. Hayvanlar ise, evrimin bir aşaması olarak bitkilerin içerdikleri besin (şeker) leri yediler ve bitkilerin ürettikleri oksijenle nefes aldılar. Dünyadaki hayvan aktivitesinin basit formülü ise; şeker+O2-----CO2+H2O+enerji’dir.


Hayvan ve bitkiler öldükleri zaman, protein, DNA ve RNA zincirlerinin son derece karmaşık bir organizasyonu olan çürüme oluşur. Diğer organizmalar ve bakteriler yaşamın daha önce yarattığı düzenin ziyafetine konarlar. Onu yakarak kendilerini çoğaltırlar. An atık madde karbondioksit bitkilerin onu yeniden kullanabilmesi için atmosfere geri döner. Atmosferdeki karbondioksitin çoğu çürüyen bitki ve hayvanlardan gelir. Eğer çürüme olmasaydı, yaşam da olmayacaktı.

Klorofilin güneş enerjisini keşfetmesi aslında hücre içinde hücre maddesinin yapılmasını mekemmelleştirmek içindi. Öyle ise yapılacak en önemli iş “Halkaların Zincir Yapmak için Birleştirilmesidir.” Öyle ise enerjinin, zincirin büyümesini nasıl sağladığı önem kazanmalıdır. ATP Hücrenin enerji değişim aracıdır.

   
Klorofil tarafından emilen ışık enerjisi, o haliyle bitkilere yararlı değildir. Yararlı bir kimyasal enerjiye dönüşmek zorunluluğu söz konusudur.  Bütün canlı hücrelerin enerji sağlayıcısı ATP olarak bilinen ADONOSİN TRİFOSFAT’tır. ATP hemen hemen DNA zincirinin tek bir nükleotid halkası büyüklüğünde ve karmaşıklığında bir moleküldür. Yani fazladan iki fosfat eklenmiş bir nükleotiddir. (adenosin monofosfat)        
 

positive-mature-man-carrying-basket-with-fresh-strawberries-min.jpg
wheat-field-min.jpg

ATP HÜCRE İÇİNDE NASIL OLUŞUR ?

Klorofil ışığı emerken oluşan enerjiyi elektriğe dönüştürür. Daha sonra şeker yapma işlemi sırasında bu enerji ATP’ye dönüşür.

En büyük parça Adenosin mono fosfat -AMP, kendisinden daha küçük pirofosfat-PP’ye bağlıdır. Aralarındaki bağı göstermek için AMP-PP yazalım. Şeker yakma işleminde elde edilmiş AMP-PP, AMP ve PP arasındaki bağlantıda depo edilmiş enerji içerir.

 

Bu çok önemli potansiyel enerjidir. Bunu yaptığımızda, ısı çıkaran küçük bir patlama olur. AMP-PP’nin sağladığı enerjiyi görmenin en etkin yolu, canlı sistemlerde molekülün ne yaptığını izlemektir. ATP bağlantılara enerji verir.  


Bir avuç dolusu telden yapılmış zincir halkalarını birbirine eklesek ve bir kerpeten alıp her halkayı açıp ondan sonrakine geçirip yeniden kapatarak ilerlemeye çalışalım. Bu işlemi iş bitene kadar devam edelim. Burada büyük bir enerji harcaması olacaktır. (fiziksel kas enerjisi)  ATP de ellerinizin ve kaslarınızın yaptığına benzer bir iş yapmak zorunda.

 

İşte ATP’nin zincir halkalarını eklemek için kullandığı yol ; ATP-PP’yi gerçek bir halkalyla, örneğin bir Aminoasitle bağlanmaya hazır bir durumda gösterelim.  Bu halkaların yardım görmeden bağlanabilmeleri olanaksızdır.